6 Temmuz 2011 Çarşamba

EY AŞK GEL BANA

Ey aşk beni parçala, beni göm
Beni dağıt, savur yüreğimin küllerini
Denizlere karışsın uzaklaşşsın benden
Gözlerim beklemkten kör  olsun
Kulaklarımda sesin olsun yalnızca
Dudaklarım çatlasın sensizlikten
Sarsınsın anılarım yerinden kaybolsun
Yok olsun tüm hayallerim, beni durdur
canım yansın, ruhum ölsün, herşeyim sussun
Ey aşk yerterki ol sen, ben kaybolayım

BİLİM İŞLERİ Mİ YOKSA FİLM İŞLERİ Mİ ?

Nerde kaldı o eski idealizm. İşime bayılırdım ve koşa koşa gelirdim. Şimdilerde herşeyi birbirine karıştırdıkları için canım sabahları kalkmak bile istemiyor. TV'lerde film göstermeye ne gerek var. Bilim adı altında film işlerle uğarşıyoruz. ayrıca imla noktalamalarda umrumda değil. bilim bitti işimiz noktalama işaretlerine kaldı. Küçük filmlerden büyük senaryolar çıkar nede olsa........

20 Haziran 2011 Pazartesi

CANIM YANIYOR

Sezen Aksu'da nasıl kadın anlamadım. Nasıl böyle tüm hücrelerimi titretecek şarkılar söyleyebiliyor. Bazen canım yanıyor, bazen yüreğim, bazen düşüncelerim. İnsanın aşık olası geliyor sırf şu iç çekişlerini aşayabilmek için sonradan..

Masum değiliz şimdi. Birazdan gitme der, sonradan arkasından tükeneceğiz....

17 Haziran 2011 Cuma

YAŞASIN NARSİSTLER

Eskiden narsist olan insanların, ukala, kendini beğenmiş, bencil insanlar olduğunu düşübürdüm. Ve ön yargılı yaklaşırdım. Şimdi anlıyorumki en doğru olanlar onlarmış.

Eğer özgür  olmak istiyorsak ve aşkın bizi özgür kılmasını istiyorsak, kendimize aşık olmak bunun en güzel  yolu. Düşünsenize, kimsenin onayına ihtiyaç  yok, sevgisine ihtiyaça yok. İstediğiniz tarafı seversiniz, istediğiniz tarafı yok sayarsınız.

başka  birine aşık olup üzülmektense, kendine aşık olmak güçlenmek aynı zamanda yalnızlaşmak daha güzel.
Yaşasın Narsiszm

31 Mayıs 2011 Salı

MİLYARDA BİR TESADÜF

Bu akşam üzeri arkadaşlarımla bir mekanda oturduk. İsimlerini vermek istemiyorum ama çiçk isimleri  ile kodlayayım.Kaktüs, Sümbül, Menekşe, Papatya, Gül, Nergis olsun. Aynı yerde  yan masada yaşları  45 yaş üzeri olan teyzeler  vardı. Ve içlerinden tam altı tanesi bizim arkadaş  grubu ile  aynı isme sahipti. Yani Kaktüs, Sümbül, Menekşe, Papatya, Gül, Nergis. Sümbül  ile Kaktüs birbirne bakıp sanki paralel evrendeyiz bunlar biizm yaşlılığıız mı acaba  dediler. Her tanıdık ismi duyduğumuzda  gözlerimiz şaşkoloz  gibi açılıveriyordu. Çarpıldık  olacakki, bu kentin en işlek cadesinde helyum gazı çekmiş  gibi miyavlak bir sesle  gezdik ve alış veriş yaptık. Herkes şaşkınlıkla baktı  hatta güldü. Bizim umrumuzda olmadı. Akşamın sonunda üçümüz  birbirimize d kardeşliği kurarak ayrıldık. Lilaya bayılıyorm ben ya.   Sevgiler..

24 Mayıs 2011 Salı

A Mesopotamian Prayer


The sin, which I have committed, I know not.
The iniquity, which I have done, I know not.
The offence, which I committed, I know not.
The transgression I have done, I know not.
The lord, in the anger of his heart, hath looked
upon me.
The god, in the wrath of his heart, hath visited me.
The goddess hath become angry with me, and
hath grievously stricken me.
The known or unknown god hath straightened
me.
The known or unknown goddess hath brought affliction
upon me.
I sought for help, but no one taketh my hand.
I wept, but no one came to my side.
May the known and unknown god be pacified!
May the known and unknown goddess be pacified!

“Penitential Psalms.” In Assyrian and Babylonian Literature,
trans. R. F. Harper. New York: D. Appleton, 1901.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

ELENİ KARİNTE'DEN ATATÜRK'E MEKTUP

Kemal Atatürk’e, herhangi bir zaman ve yerde !

Çok seneler geçti, ben halen her gün içerisinde senden haber bekliyorum. Herhangi bir zamanda mektubumu alırsan, beni hatırla ve kâğıttaki gözyaşlarımı görebileceksin. Yıllar ve olaylar geçiyor, seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor. Mektubumu okurken başka kadını seviyorsan, mektubumu kopar ve kendine sor; inanabiliyor mu ki, Manastırlı bir Eleni Karinte, bir günlük tanıdığı ve aşık olduğu adama bütün ömrünü harcamıştır. Ve benim seni sevdiğim kadar, o kadını o kadar seviyorsan, kendisine hiçbir şey söyleme, senin kadar mutlu olmasını diliyorum! Fakat balkondaki kızı hatırlıyorsan ve başkasını sevmiyorsan, seni beklediğimi ve ömrüm boyunca bekleyeceğimi bilmeni istiyorum!  Döneceğini, beni unutmayacağını biliyorum. Babam vefat etti. Beni seni ayırdığından tam bir yıl geçti, beni eve kapattı ve bir ay çıkmama izin vermedi. Ağlamadım, biliyorum ki tüm kilitleri ve hapisleri boşuna harcadı. Beni evlendirecekleri adam sadece bir kez gördüm ve kendisi bana onu sevebileceğimi sordu. Ben de kendisine : “Hayır, ben sadece ilk aşkımı seviyorum” dedim. Ve artık kendisini görmedim. Babam beni hiçbir zaman affetmedi ve bende kendisini affetmedim. O zamanlardaki gibi artık genç ve güzel değilim…Tüm ömür bir gün içerisinde !


Ebediyen seni seven ve bekleyen, senin Eleni Karinte.